VİZYONDAKİ TÜM FİLİMLER
15/1/2008 ·



-BANA SÖZ VER
-BENİM AŞK PASTAM
-ÇILGIN DERSHANE KAMPTA
-4 AY 3 HAFTA 2 GÜN
-HAYATTA İKİ KEZ
-ÖLÜM BEKÇİSİ
-YARGISIZ İNFAZ
-BÜYÜK HAZİNE:SIRLAR KİTABI
-İYİ SENELER LONDRA
-PARİS TE İKİ GÜN
-BEDEN ÖĞRETMENİ BAY WOODCOCK
-ÖLÜM EMRİ
-MERHABA DÜNYALI
-MANHTTAN DA SİHİR
-KUTSAL DAMACNA
-DADIM AŞIK
-CASSANDRA NIN RÜYASI
-ALVİN VE SİNCAPLAR
-ARI FİLMİ
-KABADAYI
-HİTMAN
-ALTIN PUSULA
-CENAZEDE ÖLÜM
-ABİM EVİN TEK ÇOCUĞU
-BEOWULF:ÖLÜMSÜZ SAVAŞÇI
-AVUKAT
-GARFİELD GERİ DÖNÜYOR
-BEYAZ MELEK
-MUSALLAT
-KORKAK ROBERT FORD UN JESSE JAMES SUİKASTI
-ÇOK FENA
-PERSEPOLİS
-İÇİNDEKİ YABANCI
-ŞREK 3
-KELEBEĞİN HİKAYESİ+KÖPEK BALIĞI
-PERİLİ EV+HIZ VAGONU
-BÜYÜLÜ OKYANUS+KÖPEK BALIKLARI
Yorum (1) Yorum yaz!
EMRE KONGAR
16/12/2007 ·
![]() |
1963 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü, 1966 yılında da Michigan Üniversitesi Sosyal Çalışma Yüksek Okulu'nu, M.S.W derecesiyle bitirdi. 1968 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Sosyal Çalışma Yüksek Okulu'nu kurdu ve buraya müdür olarak atandı.1981 yılı Temmuz ayında "Atatürk ve Devrim Kuramlar" adlı takdim teziyle Hacettepe Üniversitesi Senatosu'nca profesörlüğe yükseltildi.
15 Şubat 1983 tarihinde, askerî rejimin üniversite konusundaki uygulamalarını protesto etmek için üniversiteden istifa etti. 1983-1987 yılları arasında Hürriyet gazetesinde danışmanlık, 1987-1991 yılları arasında ise KAMAR Kamuoyu Araştırma Şirketi'nde yöneticilik yaptı. 17 Nisan 1992 yılında Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı'na atandı. Kasım 1995'de bu görevini bırakıp Hacettepe Üniversitesi öğretim üyeliğine geri döndü. 2001 yılında Cumhuriyet gazetesi yayın danışmanlığına atandı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi'nde saat başı görevli ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde fahri hocalık yapmakta, ayrıca Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığını sürdürmektedir.
Emre Kongar ile Mehmet Barlas, NTV'de haftanın ilk dört günü saat 20.00'de yayımlanan "Yorum Farkı" adlı programda güncel konuları tartışmaktadır.
Ödülleri
15 Ocak 1996'da Federal Almanya Devleti tarafından Üstün Hizmet Madalyası Büyük Liyakat Haçı'yla, 1 Şubat 1996'da İtalya Devleti Commandatore Madalyası'yla, 15 Şubat 1996'da da Polonya Devleti Commandor Nişanı'yla ödüllendirildi.
Türkiye'nin Toplumsal Yapısı adlı kitabıyla 1977 yılında Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü'nü, Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği adlı kitabıyla 1979 yılında Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilim Ödülü'nü, 21. Yüzyılda Türkiye adlı kitabıyla, 1998 Aydın Doğan Bilimler Ödülü'nü kazandı.
Kitapları
- İzmir'de Kentsel Aile, Türk Sosyal Bilimler Derneği Yayınları, A-3, Ankara, 1972. (Doktora tezi).
- İnsanı Yönlendirme ve Sosyal Hizmetler, (ilk baskı, Sosyal Çalışmaya Giriş, Türk Sosyal Bilimler Derneği Yayınları, G-2, Ankara 1972), Hacettepe Üniversitesi Yayınları, A-25, Ankara 1978.
- Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği, Remzi Kitabevi, İstanbul 1999. (7.basım) (Doçentlik tezi).
- Devrim Tarihi ve Toplumbilim Açısından Atatürk, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (4.basım) (Profesörlük takdim tezi).
- Cavit Orhan TÜTENGİL, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1982.
- Türk Toplumbilimcileri I, (Yazan ve Derleyen) Emre KONGAR, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1996. (3.basım).
- Türk Toplumbilimcileri II, (Yazan ve Derleyen) Emre KONGAR, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1996. (2.basım).
- Kültür Üzerine, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1994. (4.basım).
- Demokrasi ve Kültür, (Kültür Üzerine 2), Remzi Kitabevi, İstanbul 1993. (2.basım).
- Kültür ve İletişim, (Kültür Üzerine 3), Say Yayınevi, İstanbul, 1986.
- 12 Eylül Kültürü, (Kültür Üzerine 4), (İlk baskı, 12 Eylül ve Sonrası, Say Yayınları, İstanbul, 1987), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1995. (3.basım).
- Atatürk Üzerine, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1994. (2.basım).
- Üniversite Üzerine, Hil Yayınevi, İstanbul 1984.
- Türkiye Üzerine Araştırmalar, Remzi Kitabevi, İstanbul 1986.
- Demokrasi İşçinin Ekmeğidir, Türk Harb-İş Yayınları, Ankara, 1987.
- Yaşamın Anlamı, (Denemeler), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (Açıklamalı 6.basım).
- Hocaefendi'nin Sandukası, (Roman), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (12.basım).
- Halkının Günlük Yaşam Biçimi ve Tüketim Davranışları, (Prof.Taner BERKSOY ile birlikte), İstanbul Ticaret Odası, İstanbul 1990.
- İstanbul Tüketicisinin Perakende Alışveriş Alışkanlıkları, (Prof.Taner BERKSOY ile birlikte), İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, 1991.
- Yirmibirinci Yüzyılda Dünya, Türkiye ve Kamuoyu, Simavi Yayınları, İstanbul, 1992.
- İmparatorluktan Günümüze Türkiye'nin Toplumsal Yapısı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (10.basım).
- Ben Müsteşarken, (Anılar), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1998. (6.basım).
- Demokrasi ve Laiklik, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1997. (2 basım).
- 21.Yüzyılda Türkiye, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999. (25. basım).
- Yamyamlara Oy Yok, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999, (4. Basım).
- Konsantremi Bozma, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999, (2. Basım).
- İstanbul Halkının Yaşam Biçimi ve Sorunları, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, 1999.
- 28 Şubat ve Demokrasi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2000
- Kızlarıma Mektuplar, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2000, (42. Basım)
- Küresel Terör ve Türkiye, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002, (6. Basım)
- Demokrasi ve Vampirler, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002
- Yozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003
- Babam, Oğlum, Torunum, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003
- Tarihimizle Yüzleşmek, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2006 (52. Basım)
Yorum (yok) Yorum yaz!
BU AKAN KAN NE ZAMAN DURACAK
27/10/2007 ·

Habelerde görmüşsünüzdür,özgürlük uğruna, vatan uğruna,gözünü kırpmadan canlarını veren şehitlerimizi.Evinizde oturup televizyonunuzu izlerken aniden bir son dakika haberi ve anaların babaların yüreğini dağlayan o haber.Şehit haberi.
Ve bir başka gün bir başka yerde şehit haberi.Peki ne zaman duracak bu akan kan,ne zaman sona erecek.Ne zaman oğulları askerde olan ana babalar uykusuz kalmayacak.
Düşünün şehitlerimize biz bile bu kadar üzülüp ağlarken ya o ana babalar ne yapsın.Kendinizi onların yerine bir koyun.Bu zamana kadar oğlunu okut, büyüt, yetiştir ve sonra hain bir kurşunla gelen kara haber.Ama onlar vatan sağ olsun deyip acılarını yüreklerine gömüyorlar.
Peki bunları yapanların hiç mi yürekleri sızlamıyor,bir ananın feryadını duyupta hiç mi üzülmüyorlar.Ama bana göre bunları yapanlar insanlık değerini kaybetmiş insanlardır.
Sen evinde oturup kahveni yudumlarken onlar sıcacık yataklarından kalkıp savaşa gidiyorlar.O yüce şehitlerimiz canları pahasına savaştılar.Bir karış toprak için askerlerimiz canını feda ediyor.peki biz bunun karşılığında ne yaptık?Bir dua bile ediyor muyuz? Onların ruhlarına, işte biz onlardan bir fatihayı bile esirgerken onlar canlarını bile ortaya koydular.Ama unutmayın ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ.
BÜŞRA KUL
Yorum (2) Yorum yaz!
YAŞAR KEMAL
17/10/2007 ·
| Yaşar Kemal |
|---|
| Doğumu |
| 1923 Türkiye / Osmaniye |
| Ölümü |
Yaşar Kemal (d. 1923 (nüfus kaydında 1926), Osmaniye), eserlerini Türkçe yazan Kürt asıllı romancı. Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli'dir.
Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye iline bağlı Hemite köyünde ya da şimdiki adıyla Göğceli'de (Gökçedam) doğdu. Henüz ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi onu folklor derlemeleri yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri Adana Halkevi'nin yayını olan "Görüşler Dergisi"nde yayımlandı. Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak zorunda kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Bu arada "Ülke", "Kovan", "Millet", "Beşpınar" dergilerinde şiirleri görüldü.
1940’lı yıllarda Adana’da çıkan Çığ dergisi çevresindeki yazar ve aydınlarla ilişki kurdu ve şiirleri o dergide de yayımlanmaya başladı. Abidin Dino ve ağabeyi Arif Dino ile kurduğu yakınlık onun düşünce ve edebiyat dünyasının gelişimini etkiledi.
Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde çalıştığı dönemde Orhan Kemal’le tanıştı. İlk öyküleri “Bebek”, “Dükkâncı”, “Memet ile Memet” 1950’lerde yayımlandı. İlk öyküsü “Pis Hikâye”yi ise 1944’te Kayseri’de askerliğini yaparken yazdı.
1951 yılında İstanbul'a yerleşerek, Cumhuriyet Gazetesi' nde fıkra ile röportaj yazarlığı yapmaya başladı. "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı röportajıyla Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı kazandı. O yıllarda öyküleriyle de ilgi çeken sanatçının 1952 yılında "Sarı Sıcak" adlı öykü kitabı yayımlandı. İlk romanı "İnce Memed" 1955 yılında çıktı. 1955-1984 yılları arasında öykü, roman, röportaj ile makalelerinden oluşan 33 kitabı yayımlandı.
Yaşar Kemal, ilk romanı "İnce Memed" ile 1955 yılında Varlık Roman Armağanı'nı kazandı. 1974 yılında "Demirciler Çarşısı Cinayeti" adlı yapıtı, Madaralı Roman Ödülü' nü aldı. "Yer Demir Gök Bakır" Fransa'da 1977 yılında, Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi. "Binboğalar Efsanesi" 1979 yaz dönemi için Büyük Edebiyat Jürisi tarafından seçilen kitaplar arasında yer aldı. 1982 yılında uluslararası Del Duca Ödülü' ne değer görülen Yaşar Kemal, 1984 yılında Fransa' nın Légion D'Honneur nişanını aldı.
Yapıtlarında Torosları, Çukurova'yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu ortaya koyan yazarın betimlemeleri yapıtlarının en önemli özelliğidir. 39 dilde yayımlanmış olan kitaplarıyla, dünya yazınında çok önemli bir yere sahiptir.
İspanyol göçmeni Mandil Paşa'nın torunu Tilda ile evliydi.
Konu başlıkları |
Öykü
- Sarı Sıcak, 1955,
Roman
- İnce Memed Serisi
- İnce Memed I,1955,
- İnce Memed II, 1969,
- İnce Memed III, 1984,
- İnce Memed IV, 2006,
- Bir Ada Hikayesi Serisi
- Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Adam, 1997,
- Karıncanın Su İçtiği, Adam, 2002,
- Tanyeri Horozları, Adam, 2002,
- Dağın Öte Yüzü Serisi
- Ortadirek, 1960,
- Yer Demir Gör Bakır, 1963,
- Ölmez Otu, 1968,
- Akçasazın Ağaları Serisi
- Kimsecik Serisi
- Efsane Derlemeleri-Romanlar
- Üç Anadolu Efsanesi, İst.: Ararat, 1967,
- Ağrıdağı Efsanesi, İst.: Cem, 1970,
- Binboğalar Efsanesi, İst.: Cem, 1971,
- Diğer Romanları
- Algözüm Seyreyle Salih, 1976, Cem,
- Çakırcalı Efe, Ararat, 1972,
- Yılanı Öldürseler, 1976,
- Kuşlar da Gitti, 1978,
- Deniz Küstü, 1978,
- altın elma
Röportaj
- Allahın Askerleri, 1978, İst.: Milliyet Yayınları,
- Yanan Ormanlarda 50 Gün, İst.: Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955,
- Çukurova Yana Yana, İst.: Yeditepe, 1955
- Peribacaları, İst.: Varlık, 1957,
- Bu Diyar Baştan Başa, İst.: Cem, 1971,
- Bir Bulut Kaynıyor, İst.: Cem, 1974,
- Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor, 2000, .
Deneme-derleme
- Ağıtlar, Adana: Halkevi, 1943,
- Taş Çatlasa, İst.: Ataç, 1961
- Baldaki Tuz, (1959-74 gazete yazıları) İst.: Cem, 1974,
- Gökyüzü Mavi Kaldı, (halk edebiyatından seçmeler, S. Eyüboğlu ile)
- Ağacın Çürüğü: Yazılar-Konuşmalar, (der. Alpay Kabacalı) İst.: Milliyet, 1980,
- Yayımlanmamış 10 Ağıt, İst.: Anadolu Sanat, 1985
- Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri, (haz. Alpay Kabacalı) İst.: Yapı Kredi, 1997
- Ustadır Arı, İst.: Can, 1995,
- Zulmün Artsın, İst.: Can, 1995.
Çocuk romanı
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, İst.: Cem, 1977
Çeviri
- Ayışığı Kuyumcuları (A. Vidalie; Thilda Kemal ile), İst.: Adam, 1977
Ödülleri
- “Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” adlı röportaj dizisi ile 1955 Gazeteciler Cemiyeti Başarı Armağanı
- İnce Memed ile 1956 Varlık Roman Armağanı
- Teneke’den aynı adla uyarlanan oyunu ile 1966 İlhan İskender Armağanı
- “Teneke” oyunu ile 1966 Uluslararası Nancy Tiyatro Festivali Birincilik Ödülü
- Demirciler Çarşısı Cinayeti ile 1974 Madaralı Roman Armağanı
- Yer Demir Gök Bakır ile 1977 Fransa Eleştirmenler Sendikası En İyi Yabancı Roman Ödülü
- Ölmez Otu ile 1978’de Fransa’da En İyi Yabancı Kitap Ödülü
- Binboğalar Efsanesi ile 1979 Fransa “Büyük Jüri” En İyi Kitap Ödülü
- 1982 Uluslararası Cino Del Duca Ödülü
- 1984 Fransız Legion d’Honneur Ödülü Commandeur payesi
- 1984 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü 1985 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
- Kale Kapısı ile 1986 Orhan Kemal Roman Ödülü
- 1988 TÜYAP Kitap Fuarı Halk Ödülü
- 1988 Fransa Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı
- 1991 Fransa Strasbourg Üniversitesi Onur Doktorası
- 1992 11. TÜYAP Kitap Fuarı Onur Yazarı
- 1992 Antalya Akdeniz Üniversitesi Onur Doktorası
- 1993 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
- 1994 Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Armağanı
- 1995 Morgenavissen Jylaand-Pösten Ödülü (Danimarka)
- 1996 Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce Özgürlüğü Ödülü
- Kanun Sesi ile 1996 Akdeniz Yabancı Kitap ödülü (Perpignan, Fransa)
- 1996 VIII Katalunya Uluslar arası Ödülü (Barcelona, İspanya)
- 1996 Hellman/Hammet Baskı ?????????? Cesaret Ödülü, New York
- 1997 Nonino Ödülü (?????????, İtalya)
- 1997 Kenne Vakfı Düşünce ve Söz Özgürlüğü Ödülü (Uppsda, İsveç)
- 1997 Norveç Yazarlar Birliği ödülü, Wole Soyinka ile ortak
- 1997 Frankfurt Kitap Fuarı Alman Yayıncalar Birliği ödülü
- 1998 Frei Üniversitesi Berlin fahri doktora
- 1998 Bordeaux Yayıncılar Birliği Yabancı Edebiyat ödülü
- 2002 Bilken Üniversitesi fahri doktora
- 2003 Z. Homerus Şiir ödülü
- 2003 Savanos ödülü (Selanik)
- 2003 Türkiye Yayıncılar Birliği Yayıncılık Emek ödülü
Yorum (1) Yorum yaz!
TARIK BUĞRA
17/10/2007 ·

Tarık Buğra, (d. 2 Eylül 1918 – ö. 26 Şubat 1994). Roman, hikâye, oyun ve fıkra yazarı.
Tarık Buğra Akşehir’de doğdu. İlk ve ortaokulu Akşehir'de okudu. Yatılı olarak okuduğu İstanbul Lisesi’nde Pertev Naili Boratav’ın öğrencisi oldu. Yazar olmaya onuncu sınıfta karar verdi. 1936’da Konya Lisesi ’nden mezun oldu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydoldu. İki yıl sonra Hukuk Fakültesi’ne, oradan da Edebiyat Fakültesi’ne geçti. Mezuniyet tezini vermeden ayrıldı.
Gazeteciliğe 1947’de Akşehir’de babası Nazım Bey’le birlikte Nasreddin Hoca gazetesini çıkararak başladı. 1951’den sonra Milliyet, Vatan, Yenigün, Yeni İstanbul gazeteleri ile haftalık Yol dergisinde yazdı. Bu gazete ve dergilerin bazılarında yazı işleri müdürlüğü yaptı. Tercüman Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından 1976’da ayrıldı, zamanını bütünüyle edebiyata verdi. Devlet Tiyatroları’nda Edebi Kurul Başkanlığı’nda Edebi Kurul üyeliği yaptı.
Tarık Buğra, ilk piyeslerini ve "Yalnızların Romanı"nı askerliği sırasında yazmıştı. 1940’da tamamladığı roman, 1948’de Çınaraltı dergisinde tefrika edilmişti. Ama adı, bir iddia üzerine üç saatte yazdığı “Oğlumuz” adlı hikâyesinin 1948’de Cumhuriyet Gazetesi'nin açtığı yarışmada ikincilik kazanmasıyla duyuldu. 1949’da yayımladığı ilk hikâye kitabı Oğlumuz’u, 1952’de Yarın Diye Bir Şey Yoktur, 1954’te İki Uyku Arasında, 1964’te Hikâyeler izledi. Kasaba yaşantısından, orta sınıf insanların ev ve aile ortamlarından kesitler verdiği hikâyelerinde, yoğun, şiirli bir dille aşk, yalnızlık, uyumsuzluk gibi temaları işledi. Olay örgüsünden çok iç gerçekliğe ağırlık verdi. 1955’te çıkan "Siyah Kehribar"la romana geçti.
Kurtuluş Savaşı’na merkezden değil, bir kasabadan baktığı Küçük Ağa’da (1963) yakın tarihe resmi tarih anlayışının dışına çıkan bir yorum getirdi. Bu romanın devamını 1967’de Küçük Ağa Ankara’da adıyla yayımladı. Firavun İmanı (1976), Dönemeçte (1978), Gençliğim Eyvah (1979), Yağmur Beklerken (1981) adlı romanlarında da Cumnuriyet’in çeşitli evrelerini, demokrasiye geçiş sürecindeki çalkantıları konu edindi. Ortaouyncusu “Komik-i şehir” Naşit’in hayatından yola çıkarak yazdığı İbiş’in Rüyası ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda başarı ödülü, Osmanlı İmparatorluğu ’nun kuruluş yıllarını anlattığı Osmancık’la (1985) Milli Kültür Vakfı Edebiyat Armağanı’nı, Yağmur Beklerken’le Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü’nü aldı. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Birey özgürlüğünü savunduğu Ayakta Durmak İstiyorum (1966) ve Üç Oyun (1981) adıyla kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi sahnelendi, romanları TV dizisi haline getirildi. Fıkralarından seçmeleri Gençlik Türküsü (1964), gezi notlarını Gagaringrad (1962), dil ve edebiyat üzerine yazılarını Düşman Kazanmak Sanatı (1979), denemelerini Bu Çağın Adı (1979) başlıklarıyla yayımladı.
Tarık Buğra, 26 Şubat 1994'de kanser tedavisi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde öldü, Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. Tarık Buğra, öğretim üyesi Ayşe Buğra'nın babasıdır.
2004 yılında Akşehir'e Tarık Buğra heykeli dikildi.
Eserleri:
Hikâye:
- Oğlumuz (1949)
- Yarın Diye Bir Şey Yoktur (1952)
- İki Uyku Arasında (1954)
- Hikâyeler (1964, yeni ilavelerle 1969)
Tiyatro:
- Ayakta Durmak İstiyorum
- Akümülatörlü Radyo
- Yüzlerce Çiçek Birden Açtı – 1979)
Gezi Yazıları:
- Gagaringrad (Moskova Notları) (1962)
Fıkra ve Deneme:
- Gençlik Türküsü (1964)
- Düşman Kazanmak Sanatı (1979)
- Politika Dışı (1992).
Roman:
- Siyah Kehribar (1955)
- Küçük Ağa (1964)
- Küçük Ağa Ankarada (1966)
- İbişin Rüyası (1970)
- Firavun İmanı (1976)
- Gençliğim Eyvah (1979)
- Dönemeçte (1980)
- Yalnızlar (1981)
- Yağmur Beklerken (1981)
- Osmancık (1983).
Senaryo ve oyunu:
- Sıfırdan Doruğa-Patron (1994).
Yorum (yok) Yorum yaz!
İBRAHİM SADRİ
30/9/2007 ·
İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde
okudu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin Memleket Havaları adında bir şiir kitabı vardır.
Şiirlerinden Örnekler;
KIRIKHAVA
ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı
bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi
günyüzü görmemiş memleketgülüm olursa
bir yağlı kurşundan olur ölümüm
bir seherde açsınlar bağrımı
en deli ruzigârlar essin
en yiğitti desinler
en filinta
en hercai fiyaka
dönüp baktıkları zaman
bir oltu tespihi
bir gümüş tabaka
bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
şeyh izzettin'in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı muska
ve sevda adına
kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
mintanımın altında.
ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı leyla menevşesi
yağmurlu bir akşamda, duldada
dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
emek gibi toprak gibi
kan gibi hoyrat gibi
adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
erişilmez bir şeydi seni sevmek.
ah leyla menevşesi
ah yabangülü
ah yaktığım o içli türkü
hani o zalım diyen, hani o hayın
hani o
kaç para eden perakendesi
şu üç kuruşluk perişan dar-ı dünyanın
hepimiz geldik zulümlere
hepimizin içinde biraz düşünce biraz öfke
toprakdamlar altında uykusuz bekledikçe
şeyh izzetini toprağa verdiğimiz gece
sakalları ağardı dünyanın
yediyıldız koptu gökte
yedi yumruk yedim yüzüme
sevdim seni ve yakalandım
ah leyla menevşesi
ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
sattılar beni pazarda
göksüme şifasız ecza sürdüler
ve yürüdüler
gençliğimin üzerinde
yağmur da yağıyordu
kuşlar da vardı
uzandım yıldızlara tutamadım
saçlarım ağardı şehir zindanlarında
alem uykudaydı
adilcevaz uykudaydı
sevdam menevşem memleketgülüm uykudaydı
kuyudaydım
saçlarım ıslanmıştı
sahtiyan uykudaydı
çıplaktı üzerim
mintanım kana bulanmıştı
ah karahazer çiçeğim
sen uzaktaydın yıldızlar uzaktaydı
zühre uzaktaydı tarık uzaktaydı
adilcevaz uzaktaydı şeyh izzettin uzaktaydı
memleket uzaktaydı
ah bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi
ah gurbetin şivan yıldızı
sen de böyle gideceksen
memleket böyle ağlayacaksa
ben kabuslarına tabir düzeceksem
şehir eşkiyalarının
kıyamet diyeceksem
ve seni bekleyeceksem
bütün kuyulara
bütün sunaboyunlu dağlara adını bağıracaksam
yırtılan mintanım
akan kanım
ağaran saçlarım
ve memleketim için
dön diyeceksem
dön
dön yabangülü
dön karahazer çiçeği
dön gurbetin şivanyıldızı
dön leyla menevşesi, memleketgülü
yağmurlu bir akşamda, duldada
dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
emek gibi toprak gibi
kan gibi hoyrat gibi
adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
erişilmez bir şeydi seni sevmek.
ah yabangülü
ah leyla menevşesi
bir seherde açsınlar bağrımı
en deli ruzigârlar essin
en yiğitti desinler
en filinta
en hercai fiyaka
dönüp baktıkları zaman
bir oltu tespihi
bir gümüş tabaka
bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
şeyh izzettin'in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı
muska
ve sevda adına
kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
mintanımın altında.
ah yabangülü
ah karahazer çiçeği
ah gurbetin şivanyıldızı
ah bir dağda bıraktığım
bir dağda bulacağım leyla menevşesi
seni sevmek var ya seni sevmek
seni sevmek memleket
memleket seni sevmek
Yorum (1) Yorum yaz!
İPEK ONGUN
30/9/2007 ·
|
| |||||||||
Yorum (2) Yorum yaz!
REŞAT NURİ GÜNTEKİN
29/9/2007 ·
![]() | |
| Doğumu: | 25 Kasım 1889 İstanbul / Türkiye |
|---|---|
| Ölümü: | 7 Aralık 1956 Londra / İngiltere |
| Mesleği: | Yazar |
| Milliyeti: | Türk |
| Dönem: | Cumhuriyet dönemi |
| Konular: | Asıl ünü Romancılık |
| İlk eseri: | Çalıkuşu |
Reşat Nuri Güntekin (İstanbul, 25 Kasım 1889 - Londra, 7 Aralık 1956), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan, Çalıkuşu, Yeşil Gece ve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır.
Konu başlıkları
|
Hayatı
Güntekin , 1889'da, Askeri tabip olan Nuri Bey ile Erzurum valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'ın oğlu olarak İstanbul'da doğmuştur. Öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Güntekin, ilköğrenimine Çanakkale'de başlamıştır. Daha sonra İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim görüp sınavla girdiği Darülfünun Edebiyat Şubesi'ni 1912'de bitirdi. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu.
Güntekin 1927'e kadar Fransızca ve Türkçe öğretmenlikleriyle müdürük görevlerini üstlenmiştir. Bazı görev aldığı okullar Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat ve Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir.
Güntekin, 1927'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'de UNESCO Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatroları edebi heyeti üyeliği yapmıştır.
Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orda hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü.
Eserleri
Yazar, müfettişik görevi ile Anadolu'da gezdiği için Anadolu insanı yakinen tanımıştır. Eserlerinde Anadolu'da ki yaşamı ve toplusal sorunlaru ele almış insanı insan çevre ilişkisi içinde yansıtmıştır. Romanlarında kullanıdığı dil ve anlatım oldukça yalın, dialogları canlıdır. Yazdığı, çevirdiği, kitap biçimine girmiş veya dergi, gazete sayfalarında, tiyatro repertuvarlarında kalmış eserlerinin toplamı yüzü bulur.
Romanları [değiştir]
- Çalıkuşu (1923)
- Gizli El (1924)
- Damga (1924)
- Dudaktan Kalbe (1924)
- Akşam Güneşi (1926)
- Bir Kadın Düşmanı (1927)
- Yeşil Gece (1928)
- Acımak (1928)
- Yaprak Dökümü (1939)
- Değirmen (1944)
- Kızılcık Dağları (1944)
- Miskinler Tekkesi (1946)
- Harabelerin Çiçeği (1953)
- Kavak Yelleri (1961)
- Son Sığınak (1961)
- Kan Davası (1962)
- Ateş Gecesi (1953)
- Gökyüzü (1935)
- Eski Hastalık (1938)
Tiyatroları [değiştir]
- Hançer (1920)
- Eski Rüya (1922)
- Ümidin Güneşi (1924)
- Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (1925, üç oyun)
- Taş Parçası (1926)
- Yeşil gece (1928)
- İstiklâl (1933)
- Hülleci (1933)
- Yaprak Dökümü (1971)
- Eski Şarkı(1971)
- Balıkesir Muhasebecisi (1971)
- Tanrıdağı Ziyafeti (1971)
- Bir Köy Öğretmeni
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
Son Yazılarım
- VİZYONDAKİ TÜM FİLİMLER
- EMRE KONGAR
- BU AKAN KAN NE ZAMAN DURACAK
- YAŞAR KEMAL
- TARIK BUĞRA
- İBRAHİM SADRİ
- İPEK ONGUN
- REŞAT NURİ GÜNTEKİN


